Hülya Osmanağaoğlu

Sosyalist demokrasi proletarya sosyalizmi ve enternasyonalizm… – Hülya Osmanağaoğlu

Mavi’ye Kurtuluş’un 25. ve 40. yılları kutlandı. 50. yılına ise sadece birkaç yıl kaldı ama ortada resmi olarak, örgütsel formunu sürdüren bir Kurtuluş “yapısı” kalmadı. Ana gövdeler siyaseten iki partide toplaşmış olsa da, Kurtuluş’un temel görüşlerine ve devrimcilik anlayışına sahip çıktığını söyleyen kümeleşmeler de var. Gökhan’ın hayatını kaybedişinin beşinci yılında [Devamını Oku…]

Seçtiklerimiz | ABD’de kürtaj yasağı: Eskiden buralar hep burjuva feminizmiydi – Hülya Osmanağaoğlu

* İkinci dalga feminist hareketin yasalar üzerinden verdiği en önemli mücadeleler kürtaj hakkı ve kadın erkek eşitliğinin anayasalarda yer almasıydı. Batı’da her iki hak da 70’li yıllarda elde edildi. Kürtaj hakkı ABD’de 1973 yılında kazanıldı. Ve şimdi yaklaşık elli yıl sonra ABD yüksek yargısının kürtajı anayasal bir hak olmaktan çıkarmasıyla [Devamını Oku…]

Çoğul aileler – Leidys Maria Labrador Herrera (Çeviri: Hülya Osmanağaoğlu)

Tüm ailelerin aynı haklara sahip olmasını garanti altına almak sosyal adaleti korumak için vazgeçilmezdir. Geleneksel aile modeliyle köprüleri atarak Küba’nın çoklu aile yapılarının varlığını tanımak yeni Aile Yasası önergesinin en dikkat çekici özelliği. En temel birim olan aile söz konusu olduğunda Küba toplumundaki çoğulluğun varlığını kabul etmek, en geleneksel ve [Devamını Oku…]

Feminizm sınıf siyaseti ve ev içi emeği görmek – Hülya Osmanağaoğlu

Erkeklerin zincirlerinden başka kaybedecekleri şeyleri vardır[1] İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekilmesi karşısında feminist hareketin/kadın hareketinin gösterdiği direnç, feminist gece yürüyüşlerinin İstanbul’un sınırlarını çoktan aşarak on binlerce kadınla örgütleniyor olması, doğal olarak kadın işçilerin direnişlerinin ön plana çıktığı şu günlerde feminizm sınıf mücadelesi ilişkisini yeniden gündeme getiriyor. Feministler/kadın hareketi fiilen gücü ve [Devamını Oku…]

Sosyalist hareket feminist hareket ve bir de öncülük – Hülya Osmanağaoğlu

Sosyalist hareket ile feminist hareket arasındaki ilişki son 35 yıldır iki farklı kanaldan seyrederek ilerliyor. Birincisi genel olarak açıkça ya da örtülü biçimde feminizmi hala burjuva siyaseti olarak gören ve öncülük edilmesi gerektiğini düşünen akım. İkincisi, sosyalist örgütlerin içinde kendine feminist diyen kadınların güç kazanmasıyla örgütlerin içinde ve/veya bu örgütlerden [Devamını Oku…]