YAZARLAR

Sinan Ateş cinayetinin devrimci okuması -İsmail Güldere

Ülkü ocakları eski genel başkanı faşist Sinan Ateş, faşist ülküdaşları tarafından tabir yerindeyse bir ay önce arkasından vurularak öldürüldü. Ankara’nın Çukurambar semtinde 30 Aralık günü işlenen bu cinayet akabinde bir dizi soru işaretini ve 2023’ün siyasal gelişimine dair de bir ön izleme sundu. Soru işareti açık, Sinan Ateş’i kim, neden öldürdü? [Devamını Oku…]

“Jin jiyan Azadi-Kadın Yaşam Özgürlük” hareketine kısa bir bakış – Aytak Dibavar (Çeviri: Hülya Osmanağaoğlu)

Bu kısa bakış, İran’daki sarsıcı olayların ardından makaleme yaptığım bir ek. Bu özel sayı “Anti-sömürgeci Feminist Tahayyüller” dosyasıyla yayımlandığı için İran’daki mevcut harekete dikkat çekmeyi önemli buldum. Yazıyı bu sayıdaki gündemimiz açsından önemli noktalara dikkat çekmek için dosyaya ekledim. Sömürgecilikten arınmış, queer, ırkçılık karşıtı ve antiemperyalist bir yaklaşımla araştırma yapan [Devamını Oku…]

Sahi Alman tankları en son ne zaman Ukrayna’daydı? – Cenk Ağcabay

Alman hükümetinin tüm bakanları dün Paris’teydi. Alman ve Fransız parlamentolarında yer alan 300 milletvekiliSorbon Üniversitesinde buluştu.İki ülke arasında 1963 yılında imzalanan bir anlaşma Avrupa Birliğinin oluşumuna giden yolu açmıştı. Büyük buluşma bu tarihe denk getirilmişti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Şansölyesi OlafScholzElysee Sarayı’nda önce enerji ve ekonomi politikaları, ardından [Devamını Oku…]

Erdoğan’ın seçim taktiği: Savaşlı seçim – İsmail Güldere

AKP-MHP faşist savaş makinası çalışmaya devam ediyor. Bu makinanın kaderi onun itici gücü olan kitlelere bağlı bulunuyor. Yaklaşan seçimlere paralel olarak faşist Erdoğan iktidarı, yürüttüğü işgalci-sömürgeci savaşın niteliğinde de değişikler planlayarak bu makinenin çalışmasını sürdürmek istiyor. Aslında bugün bu plan yeni değildir, ülke içerisinde toplumsal mücadele dinamikleri ve Bakur-Başur-Rojava Kürdistan’ı [Devamını Oku…]

Yeni büyük savaş konjonktürü, Bolşevizm ve Spartaküsçülük – Cenk Ağcabay

20. yüzyılın büyük devrimcileri Rosa Luxemburg ve Karl Liebnecht emperyalizmin dünyayı kana ve ateşe boğan savaşının yarattığı devrimci dalganın Avrupa’yı sarstığı günlerde karşı-devrimin alçakça saldırılarıyla katledildi. Katledildiler çünkü onlar Almanya’da savaşın yıkıntılarının altından kalkarak yeni bir toplum kurma iradesine sahip olan yegane sınıfın proletaryanın devrimci önderleriydi. Karşı devrim tarafından katledildiler [Devamını Oku…]