Doğa - Ekoloji

İklim Adalet Komisyonu’ndan nükleer karşıtı eylem

İklim Adaleti Koalisyonu, 3 günlük eylem kapsamında Mersin’de çevre örgütleriyle bir araya gelerek, Balıkçı Barınakları’nda basın açıklaması yaptı.

Açıklamaya Mersin Nükleer Karşıtı Platform (MNKP), Ekoloji Birliği, Doğu Akdeniz Çevre Platformu, Mersin Çevre Derneği(MERÇED), Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Devrimci Parti ve çok sayıda çevre örgütü katılırken, “Çukurova Kervanına katıl termik santralleri kapat”, “Nükleer santral istemiyoruz” pankartı açan kitle, “Savaş değil, güvenli gıda” “Akkuyu’da kuyumuzu kazmalarına izin vermeyeceğiz” dövizleri taşındı.

Kitle adına Ekoloji Birliği’nden Melis Tantan ve İklim Adaleti Koalisyonu’ndan Levent Büyükbozkırlı okudu. Tantan, şunları ifade etti:

“Çukurova Kervanının Doğu Akdeniz’in kuzey kıyılarında yürüdüğü bugünlerde Mısır’ın Şarm El Şeyh Kentinde COP27 yani Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansının 27’ncisi yapılıyor. BM üyesi devletler arasındaki bu konferansın görünürdeki amacı küresel ısınma ve sera gazı emisyonlarının azaltılması. Ne var ki ilk COP Konferansının yapıldığı Nisan 1995’den bu yana bir arpa boyu yol alınmadığı, devletlerin, iktidarların ve sermaye sahiplerinin kıllarını kıpırdatmadıkları ortada. COP konferansları devletlerin, iktidarların, liderlerin ve başta uluslararası tekeller olmak üzere sermaye sahiplerinin çevresel sorumluluk sahibi olduklarını göstermek için kullandıkları bir “yeşil aklama” aracı. Bu arada Coca Cola COP27’ye sponsor olarak, insan haklarını en acımasızca çiğneyen devletlerden biri olan ve Doğu Akdeniz’in güney kıyısında nükleer santral kuran Mısır COP27’ye ev sahipliği yaparak kendilerini aklama çabası içindeler.”

Eolojik sistemin ve dengenin bozulması sonucu bir yandan ölümcül kuraklıklara diğer yandan ölümcül sellere yol açan küresel ısınmanın ve sera gazı emisyonlarının azaltılması da ekoloji mücadelesinin her alanında olduğu gibi yine ekolojik mücadele örgütlenmelerinin, aktivistlerinin ve dünya halklarının iktidarlara ve sermaye sahiplerine karşı ortak mücadelesi ile olanaklı olduğunu belirten Tantan, Mersin’deki ekolojik sorunlara dikkat çekti.

“Nükleer karşıtları olarak mücadelemizi sürdüreceğiz”

Akkuyu Nükleer Santrali’nin durumuna dikkat çeken ve “Devletin devamlılığı esası” iddiasının ekolojik dengenin; canlıların, insanların yaşamsal haklarının korunması için; vatandaşların özgürlüğünü, refahını, mutluluğunu sağlamak için ileri sürülüyor olması gerekmez miydi?” diye soran İklim Adaleti Koalisyonu’ndan Levent Büyükbozkırlı, “Ekolojik sisteme, doğaya, canlılığa, vatandaşların özgürlük, refah ve mutluluğuna zararları bilimsel kanıtlarla kanıtlanmış olan nükleer santral inşaatının sürdürülmesinin holdinglerin, sermaye sahiplerinin karlarının kollanmasından başka bir anlamı yoktur. Nükleer karşıtları olarak mücadelemiz, ekoloji mücadelemiz doğrultusunda nükleer santraller ortadan kaldırılıncaya kadar sürdürülecektir” diye konuştu.

Çukurova Kervanı Hatay’da Asi Nehri ve havzasında, Samandağ Mileyha Sulak Alanı ve Kuş Cennetinde, Sarıseki’de Demir Çelik Fabrikasında, Atlas Termik Santralinde, Dörtyol’da Petro Kimya, Erzin’de Propilen fabrikalarında, maden ocaklarında yaratılan ekolojik problemlere karşı ekoloji mücadelesine güç kattı. Kervan Mersin’den sonra termik santrallar, SASA polyester, Ceyhan polipropilen, vahşi çöp yakma alanları için Adana’ya devam edecek.

Pirha

Paylaşın