Dünya, Gündem, Umut Yazıları

ABD ara seçimleri : Batı Cephesi’nde yeni bir şey yok – Umut Yorum

ABD’de gerçekleşen ara seçimlerde son gelen sonuçlara göre Cumhuriyetçi Parti önde gidiyor. ABD Temsilciler Meclisinde Cumhuriyetçi Partinin üstünlüğü devam ederken; Senato seçiminde partilerin 48 sandalyelik eşitlikleri devam ediyor. Seçim sonuçları henüz tam olarak netleşmiş değil. Georgia eyaletinde gelecek hafta yenilecek seçim Senato’daki durumu belirleyecek.

Şu ana kadar ki sonuçların gösterdiği bir temel çizgi, Demokrat Partinin beklenen ezici yenilgiyi almadığına işaret ediyor. Buna rağmen, şu ana dek beliren sonuçlar, Cumhuriyetçi Partinin meclislerde Biden yönetimini ciddi bir kıskaca almasını sağlayacak oy oranına ulaştığını gösteriyor. Bu nedenle, Batı basınında hakim yaklaşım, “Biden’ın kısa vadeli tehditleri atlattığı ancak yeni, önemli güçlüklerle karşı karşıya olduğu” şeklinde formüle ediliyor.

Henüz kesin sonuçlar ortaya çıkmasa da, eldeki bilgiler, önümüzdeki 2 yıl boyunca Cumhuriyetçilerin kontrolünde olacak bir Temsilciler Meclisi gerçeğine işaret ediyor. New York Times gazetesine göre, bunun anlamı başkanın “yasama gündeminin ciddi bir tehlikeye girmesidir.” Ya da başkanın güçlenen muhaliflerle mecliste amansız bir mücadeleye hazırlanmak zorunda kalmasıdır.

Cumhuriyetçi Parti kontrolündeki Temsilciler Meclisinin Biden yönetimi için ciddi bir rahatsızlık olduğu pek çok analizin ortaklaştığı bir nokta olurken, Trump çizgisine yakın Cumhuriyetçilerin seçim performansının beklenenden daha geride kalması, Biden’ın temel meselelerde elini güçlendiren bir unsur olarak kabul ediliyor. Şöyle ki, sandıklara gidilmezden önceki son mitinglerde, Trump çizgisindeki adaylar Ukrayna’ya yönelik ABD askeri ve mali desteğine son vermeyi taahhüt ederken, Trump karşıtı Cumhuriyetçiler Ukrayna’ya kesintisiz ve artan askeri ve mali destek sözü vermişlerdi.

Biden son seçim kampanyası konuşmasında, “Meclis ve Senato’yu kaybedersek, korkunç bir iki yıl olacak” demişti. Gelen sonuçlara göre, Temsilciler Meclisi’ni kazanma şansı kalmadı. Bu sonuçlar ışığında belirgin olan, ABD’de siyasal krizin hızla yayılmakta olduğudur. Trump yanlısı Cumhuriyetçiler güçlerini korurken daha ileri bir adım atamadılar ama aynı zamanda mecliste hükümet kararları üzerinde ciddi etki yaratacak bir çoğunluğa ulaştılar.

ABD’nin güçlü kurumları (Pentagon, CİA, Medya) seçim sürecinde Demokrat Parti yanlısı faaliyetlerini son derece genişletti. ABD siyasetinde son derece belirgin bir eğilim olan, temel meselelerde iki partinin ortaklığı bir kez daha hükmünü yürütmüş görünüyor. Cumhuriyetçi Partinin kazananları ağırlıklı olarak, ABD kurulu düzeninin geleneksel politikalarına destek veren unsurlardan oluşuyor. Cumhuriyetçi Parti içinde Trump yanlısı olarak öne çıkan isimlerin seçimde beklenen başarıları elde edememesi Amerika’nın etkili kurumsal yapılarının seçime etkin bir şekilde müdahale ettiğinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Trump yanlısı adayların seçim sürecinde yükselttikleri “Ukrayna’ya daha fazla yardım yok. Önümüzde Amerika’nın kendi sorunlarına odaklanma var.” tarzındaki söylemin seçimde zayıf kaldığı saptanması gereken önemli bir unsur. Bu durum hem Cumhuriyetçi Parti hem de ABD politik eliti içinde yaşanan çatışmayı genişletme potansiyeline sahip. ABD’nin yeni bir dünya savaşını tetikleme potansiyeli taşıyan Ukrayna politikası her geçen gün daha fazla eleştiri alıyor. Buna rağmen ABD emperyalizminin merkezi örgütleri bu yönde bir faaliyeti daha fazla geliştiriyor ve ara seçim sonuçları bu unsurların sistem üzerindeki belirleyici etkisini gözler önüne seriyor.

Sonuç olarak, ABD’deki seçimlerin henüz netleşmemiş sonuçlarını dikkatle izlemek gerekiyor çünkü bu sonuçlar tüm dünyada belirli etkiler yaratacak. Böyle olmakla birlikte, Dünya halklarının eşitlik ve özgürlük mücadelesi ancak ABD emperyalizminin merkezinde yer aldığı blokun saldırgan müdahalelerine karşı mücadele çerçevesinde gelişebilir. ABD ara seçim sonuçları Biden’ın önceki döneme göre daha zorlu koşullarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. ABD seçimlerinden bir gün önce açıklama yapan Çin devlet başkanı XiJinping’in savaş hazırlığı içinde olduklarını söylemesi de esas olarak, ABD siyasi elitinin farklı kesimlerinin üzerinde anlaştığı noktanın Çin’e karşı maksimum baskı siyaseti olmasıdır. Çin’e maksimum baskı politikası büyük savaş tehlikesini arttırmaktadır.

Paylaşın