Kadın - LGBTİ+

Bakan Yanık, LGBTİ+’ları hedef aldı

Gazeteci Hande Fırat, Hürriyet’te yazdığı “Hepimizin başına gelebilecek bir gerçek…” isimli köşe yazısında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’la yaptığı görüşmeden kesitlere yer verdi. Yazısında, geçen haftasonu Saraçhane Parkı’nda düzenlenen devlet kurumları tarafından organize edilen LGBTİ+ düşmanı mitingi ele alan Fırat, temel insan haklarının LGBTİ+’lar için de sağlanmasını savunurmuş gibi gözükürken, “En muhafazakar ailenin bile başına gelebilir. Ne yapacaksınız? Çocuğunuzu dışarı mı atacaksınız? Bu ülkede farklı cinsiyetlerde ne kadar başarılı sanatçımız, iş insanımız var, biliyor musunuz? Mesele cinsiyet mi, iyi insan olmak mı? Hiç düşündünüz mü” diyerek LGBTİ+’ların varlıklarını aile kavramı üzerinden bir “lütuf” olarak ele aldı.

Derya Yanık’ı “dürüstlüğü” sebebiyle tebrik eden Fırat, Yanık’ın şu demeçlerini kamuoyuyla paylaştı. “Hükümetimizin de doğal olarak değerleri var. Eşcinselliği normalleştirmek ya da normal görmek gibi bir lüksümüz yok” diyen Yanık, alenen devletin heteroseksist erkek aklın egemenliğinde olduğunu itiraf etti.

“Ancak devletin ve hükümetin, her vatandaşın temel insan haklarını korumak ve teslim etmek yükümlülüğü bulunuyor. Nefret söylemini yanlış buluyorum. Ben bir hukukçuyum ve mesleğimin büyük bölümü insan hakları temelinde geçti. Nefret söylemini kime karşı olursa olsun yanlış buluyoruz. Yıllar önce ‘E-5 Sendromu’ olarak adlandırılan, karınları deşilerek yol kenarına atılan transları hatırlayın. Bunlar yaşanmamalı. Yanlış, günah görebilirsiniz hatta aykırı bulabilirsiniz. Nefret söylemi, kime karşı olursa olsun kabul edilemez. Çünkü nefret söylemi ile yaşam hakkını engellersiniz” ifadelerini kullanan Yanık, katliam çağrısı yapılan mitinge izin vermelerini “Herkesin protesto hakkı vardır” sözleriyle savundu.

Yanık, “Herkesin protesto hakkı vardır” derken Onur Yürüyüşleri ve etkinlikleri 9 yıldır yasaklanıyor, eyleme katılan LGBTİ+’lar polis şiddetine maruz kalıyor.

Cinsiyetin biyolojik değil psikolojik olduğunu savunan Yanık, “Eğer anne baba modelinde sorun var ise patoloji gelişiyor” diyerek LGBTİ+ olmanın ailevi sorunlardan kaynaklandığını ileri sürdü. Yanık, bu nedenle aile kurumunu korumak için çalışmalarına devam edeceklerinin altını çizdi.

“İstanbul Sözleşmesi ile ilgili Türkiye 25 senedir değişmez denen temel kanunlarını değiştirdi. İmzalarsınız, sonra sosyal yapı değişir. Unutmayalım, İstanbul Sözleşmesi kutsal bir metin değil, değişebilir, çıkabilirsiniz” diyen Yanık, önemli olanın sözleşme değil kanunların uygulanması olduğunu öne sürdü. Yanık, İstanbul Sözleşmesi üzerinden kadın ve genç seçmenin AKP’den blok halinde koparma çalışması yürütüldüğünü iddia etti.

Paylaşın