Çeviriler, Dünya

Lancet’in Covid-19 Komisyonu Başkanı neden ABD Hükümeti’nin pandemiyle ilgili gerçek bir soruşturmayı engellediğini düşünüyor?

Current Affairs dergisinde 2 Ağustos’ta yayınlanan Why the Chair of the Lancet’s COVID-19 Commission Thinks The US Government Is Preventing a Real Investigation Into the Pandemic başlıklı söyleşinin Türkçesi Umut Çeviri tarafından hazırlanmıştır.

Current Affairs adına Nathan Robinson’ın söyleşiyi gerçekleştirdiği Profesör Jeffrey Sachs, Columbia Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi Direktörü ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanıdır. Kendisi aynı zamanda önde gelen tıp dergisi Lancet’in COVID-19 komisyonunun başkanlığını yapmıştır. Sachs, COVID-19 komisyonu başkanı olarak yaptığı araştırmalar sonucunda, son derece tehlikeli biyoteknoloji araştırmalarının kamuoyundan saklandığı, ABD’nin bu araştırmaların çoğunu desteklediği ve COVID-19’dan sorumlu virüs olan SARS-CoV-2’nin yanlış giden tehlikeli virüs araştırmalarından kaynaklanmasının çok muhtemel olduğu sonucuna varmıştır.

Profesör Sachs kısa bir süre önce Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde, virüsün kökenlerine ilişkin bağımsız bir soruşturma yapılması çağrısında bulunan bir makale kaleme aldı. Ulusal Sağlık Enstitüleri ve bilim camiasının pek çok üyesinin COVID-19’un kökenlerine ilişkin ciddi bir araştırmayı engellediğine ve dikkatleri ABD destekli riskli araştırmaların milyonlarca ölüme yol açmış olabileceği hipotezinden uzaklaştırdığına dair açık kanıtlar olduğuna inanıyor. Eğer bu hipotez doğruysa, sonuçları dünyayı sarsacak nitelikte olacaktır, çünkü bilim camiasının saygın üyelerinin küresel bir felakette sorumluluk taşıdığı anlamına gelebilir. Bu söyleşide Profesör Sachs, önde gelen bir tıp dergisinin COVID-19 komisyonunun başkanı olarak, güçlü aktörlerin gerçek bir soruşturmanın yapılmasını engellediği sonucuna nasıl vardığını açıklıyor. Ayrıca, COVID’in kökenine inmenin neden bu kadar önemli olduğunu da açıklıyor: çünkü, diyor, çok az hesap verebilirlikle gerçekleşen son derece tehlikeli araştırmalar var ve rızamız olmadan hayatları riske atılan bizler olduğumuz için halkın bunu bilmeye hakkı var. 

Nathan Robinson: 

Geçenlerde söylediğiniz bir şeyi aktarmak istiyorum:

“Lancet için COVID konusunda iki yıl boyunca komisyon başkanlığı yaptım. Bu konuda iki yıl süren yoğun bir çalışmadan sonrabunun doğadan değil, ABD laboratuar biyoteknolojisinden çıktığına eminim. Yani benim biyoteknoloji görüşüme göre bu bir hata, doğal bir yayılma kazası değil. Kesin olarak bilmiyoruz, kesinlikle açık olmalıyım. Ama araştırılması için yeterli kanıt var. Ve ne Amerika Birleşik Devletleri’nde ne de başka bir yerde bu konu araştırılmıyor. Açıklama: bence gerçek nedenlerden dolayı halının altına bakmak istemiyorlar.”

Burada yaptığınız açıklama tartışmalı bir açıklamadır. Geçen yıl New York Times’ta yayınlanan bir yazıdan birkaç alıntı okumak istiyorum:

“Bir grup virolog, son çalışmaları gözden geçirerek ve diğer salgınlarla karşılaştırarak, hayvanlardan insanlara doğal bir yayılmayı destekleyen daha fazla kanıt olduğunu iddia ediyor.”

“Bilim insanları hafta sonu, koronavirüs pandemisinin kaynağı olarak Çin’in Wuhan kentindeki büyük bir gıda ve canlı hayvan pazarını işaret eden bir çift kapsamlı çalışma yayınladı.”

Bu nedenle sizden, parçası olduğunuz soruşturma hakkında biraz bilgi vermenizi ve az önce alıntıladığım ifadenin kanıtların durumuna ilişkin yanıltıcı bir ifade olduğunu düşünmenize neyin yol açtığını sorarak başlamak istiyorum.

Jeffret Sachs:

İşin komik tarafı, bunu söyleyen bilim insanları aynı şeyi 4 Şubat 2020’de, henüz hiçbir araştırma yapmadan önce de söylemişlerdi. Ve aynı açıklamayı Mart 2020’de, ellerinde hiçbir veri yokken yayınladılar. Yani bir anlatı yaratıyorlar. Ve alternatif hipotezi yakından incelemeden reddediyorlar. Temel nokta bu.

Şimdi, alternatif hipotez nedir? Alternatif hipotez oldukça basittir. Bu da Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’de SARS benzeri virüslerin alınması, laboratuvarda manipüle edilmesi ve potansiyel olarak çok daha tehlikeli virüslerin yaratılması konusunda çok sayıda araştırma yapıldığıdır. COVID-19’a neden olan ve SARS-Cov-2 olarak adlandırılan virüs, genetik yapısında virüsü daha tehlikeli kılan bir parçaya sahip olduğu için dikkate değerdir. Genomun bu parçasına “furin bölünme bölgesi” deniyor. Şimdi, ilginç ve endişe verici olan şey, çok aktif bir şekilde devam eden ve teşvik edilen araştırmanın, ne olacağını görmek için SARS benzeri virüslere furin bölünme bölgeleri eklemek olmasıdır. Oops!

Evet, böyle olmuş olabilir. Başından beri doğru olan şey, pek çok bilim insanının bildiği bu çok gerçek olasılığın, bu şekilde gerçekleşmiş olabileceği kesinlikle açık olmasına rağmen yakından incelenmemiş olmasıdır. Bakmıyorlar. Bize sadece “Pazara bakın, pazara bakın, pazara bakın!” deyip duruyorlar. Ama bu alternatife değinmiyorlar. Verilere bile bakmıyorlar. Soru bile sormuyorlar. Ve gerçek şu ki, başından beri gerçek soruları sormadılar.

Ama tam olarak başlangıç değil. Çünkü 1 Şubat 2020’de Ulusal Sağlık Enstitüleri’nin (NIH) bir grup virologla yaptığı ilk telefon görüşmesinden itibaren tarihleyebileceğimiz başlangıçta, virologlar “Aman Tanrım, bu garip, bu bir laboratuvar yaratımı olabilir. Bu furin bölünme bölgesinin orada ne işi var?” Çünkü bilim insanları bunun devam eden aktif bir araştırma programının parçası olduğunu biliyordu. Yine de 3 Şubat’ta aynı grup “Hayır, hayır, bu doğal, bu doğal” diyor. 4 Şubat’ta, halka “Endişelenmeyin, bu doğal” diyen makalelerin taslaklarını hazırlamaya başladılar. Mart ayına gelindiğinde, 2020’de en çok atıf alan biyoloji makalesi olan proksimal kökenler makalesi olarak adlandırılan ve bana göre tamamen sahte olan bir makale yazdılar. Makalede şöyle deniyordu: Bu kesinlikle doğaldır. [Not: makalenin sonucu “herhangi bir laboratuvar temelli senaryonun makul olduğuna inanmıyoruz” şeklindedir.] Ama New York Times’ta okuduğunuz verilerin hiçbirine sahip değillerdi. Bunların hiçbiri yoktu. Sadece laboratuarların bu alternatif üzerinde çalışmadığını söylediler. Ama biliyor musunuz, laboratuvarların ne üzerinde çalıştığını bilmiyorlar, çünkü hiç sormadılar ve NIH de bize söylemedi.

Robinson:

Size kesin olarak bildiklerimiz ile elimizde veri olmadığı için spekülatif olanları birbirinden ayırıp ayıramayacağımızı sorayım. Bu virüs kategorisini ele alacak ve onları potansiyel olarak daha ölümcül hale getirecek şekilde değiştirecek bir araştırma önerildiğini biliyoruz – yanlışsam düzeltin -. Bu tür bir araştırmanın aslında bir yerlerde devam edip etmediğini biliyor muyuz?

Sachs:

Öyle olduğuna inanmak için çok büyük sebeplerimiz var. Açıkçası bu soruyu henüz sormadık bile. Ama öyle olduğuna inanmak için çok nedenimiz var, çünkü bu araştırmayı yapan bilim insanları bu araştırmayı çok seviyorlardı. Ve bize bunun neden bu kadar önemli olduğunu açıkça anlattılar. Ve bu araştırmanın neden devam etmesi gerektiğine dair başyazılar yazdılar. Ve devam etmesi gerektiğini söyleyen hibe tekliflerinde bulundular. Ve hibe teklifi yazma işinde olan bizler için, son derece rahatsız edici olan belirli bir hibe teklifinin reddedilmiş olması, daha sonra gerçekleştirilmediği anlamına gelmez. Ama NIH nerede “Evet, bu ilginç bir soru. Neden kanıtları almıyoruz?” Bu soruyu sormuyor bile.

Huanan pazarından bahsedenler gibi bilim insanları da yapılmakta olan bu araştırmadan bahsetmiyorlar dahi. Bana göre bu sadece yanlış yönlendirme. El çabukluğu sanatı gibi. Oraya bakma. Buraya bak. Ama bu araştırmanın çok büyük bir kısmının devam ettiğini biliyoruz. Bazı bilim insanlarının röportajları var. Bu araştırma teklifleri elimizde. Tartışmalardan bu araştırmayı yapma niyetini biliyorum. Bilim insanları tarafından iddia edilen bu araştırmanın önemine dair pek çok çalışma okudum. Ama yine de NIH’in başını yere eğdiğini görüyorum. “Oh, hayır, burada bakılacak bir şey yok.” Ve sonra bilim adamlarını görüyorum. “Burada bakacak bir şey yok. Pazar olduğunu biliyoruz. Bir hayvan bulduk mu? Hayır. O furin bölünme bölgesinin nereden geldiğine dair bir açıklamamız var mı? Hayır. Zamanlamayla ilgili bir açıklamamız yok, ki bu da pek doğru görünmüyor. Oh, ama oraya bakmayın, çünkü orada hiçbir şey yok, bize söyleyip duruyorlar. Bu biraz aptalca.

Demek istediğim, bu araştırmanın devam ettiğine inanmak için çok sayıda neden var. Çünkü bu konuda yayınlanmış makaleler var. Bu konuda röportajlar var. Araştırma teklifleri var. Ama NIH konuşmuyor. Sormuyor. Ve bu bilim insanları da hiç sormadı. İlk günden beri alternatifi gözlerden sakladılar. Ve alternatifi tartıştıklarında da araştırma programını tartışmıyorlar. SARS-Cov-2’yi yaratabilecek şekilde furin bölünme bölgelerini SARS benzeri virüslere yapıştırmak olan gerçek araştırma türünü değil, laboratuvar hakkında tamamen paravanları tartışıyorlar.

Benim istediğim şey bir sonuca varmak değil. Soruşturma yapılmasını istiyorum. Nihayet, iki buçuk yılın ardından, bunun bir laboratuardan çıkmış olabileceğini itiraf etmenin zamanı geldi ve işte bunun olup olmadığını öğrenmek için bilmemiz gereken veriler.

Robinson:

Bu konuda yazmaya başladığımda ve biraz araştırma yaptığımda bilmediğim ve beni etkileyen şeylerden biri, pandemiye giden yıllarda, bir virüsü daha bulaşıcı veya daha ölümcül hale getirebilecek şekilde araştırma sırasında virüsleri değiştirmenin akıllıca olup olmadığı konusunda büyük bir tartışma olduğunu fark etmem oldu. Bazı insanlar bu tür araştırmaların çılgınca olduğunu savunuyordu. Bazıları da bir laboratuar kazası durumunda – bir kaza, dikkatinizi çekerim, kasıtlı bir “biyolojik silah” olarak değil – basit bir insan hatasının gerçek bir felakete neden olabileceği konusunda uyarıyordu.

Sachs:

Bu kesinlikle doğru. Tehlikeli virüslerin genlerinin manipüle edildiği çeşitli deneyler yapıldı. Ve bu çok fazla alarma yol açtı. Ve aslında 2014 yılında bir moratoryum vardı. Ancak bu tür araştırmaların savunucuları devam ettiler, feragat başvurusunda bulundular ve sonunda 2017’de moratoryum kaldırıldı. Ve bu tehlikeli türden araştırmaları yapmanın ne kadar önemli olduğunu söylediler, çünkü şöyle iddia ettiler: “Dışarıda bir sürü virüs var. Ne zaman yüksek derecede patojenik hale geleceklerini bilmiyoruz ve bunların geniş bir yelpazesine karşı ilaç ve aşı geliştirmemiz gerekiyor. Bu yüzden bulabildiğimiz tüm virüsleri test etmeli ve yüksek yayılma potansiyeline sahip olup olmadıklarını görmeliyiz.” Ama aslında amaçları sadece doğadan topladıkları virüsleri test etmek değildi. Bu virüsleri modifiye etmeyi hedefliyorlardı. Çünkü bilim insanları furin bölünme bölgesi olmayan SARS benzeri bir virüsün o kadar da tehlikeli olmayacağını biliyorlardı. Ancak ilaçlarını, aşılarını ve teorilerini tehlikeli virüslere karşı test etmek istiyorlardı. Bu arada önerileri, daha önce rapor edilmemiş 180’den fazla suştan yüzlercesini alıp “yayılma potansiyeli” açısından test etmekti – ya da en azından bir öneride bundan söz ediyorlardı. Ne kadar etkili olacaklardı? Ve bakmak için: bir furin bölünme bölgesine veya teknik olarak proteolitik bölünme bölgesi olarak adlandırılan bir bölgeye sahipler mi? Ve eğer yoksa, koy onları. Tanrı aşkına. Aman Tanrım! Şaka mı yapıyorsun?

Tamam, ama ilk günden soruyu sormadık bile: Siz bunu yaptınız mı? Bize ne yaptığınızı anlatın. Laboratuvar defterlerinizi bize verebilir misiniz? Merak ediyoruz. Bunun yerine, şu anda New York Times makalelerini yazan ve piyasa hakkında bu yazıları yayınlayan bu insanlar, ilk günden itibaren – deneyler hakkında soru sormadan – “Hayır, bu doğal” dediler. İşte bu yüzden onlara güvenmiyorum. Çünkü alternatif hipoteze hiç bakmadılar. Ve hipotezlerinde çok fazla boşluk, çok fazla delik var. Ama alternatif hipoteze bakmaya bile çalışmıyorlar.

Robinson:

“Alternatif hipotezin” esasen bir kaza ve bilimsel kibirle ilgili bir hipotez olduğunu açıkça belirtmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. İnanılmaz derecede akla yatkın teoriler ile çılgın teorileri birbirinden ayırmak önemlidir. Çünkü burada söz konusu olan, yaptıkları şeyin tehlikelerinin farkında olmayan insanlardır.

Sachs:

Aslında bu çok ilginç. Bakılması gereken doğru alternatif, 2015’ten bu yana devam eden, NIH, Tony Fauci, özellikle de NIAID [Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü] tarafından finanse edilen ve SARS benzeri virüslerin yayılma potansiyelini inceleyen çok kapsamlı bir araştırma programının parçasıdır. Bu araştırmanın savunucuları önerilerini ayrıntılı olarak açıkladılar. Ancak olaydan sonra onlara hiç sormadık: “Peki gerçekte ne yapıyordunuz? Hangi deneyleri yaptınız? Ne biliyorsunuz?” diye sormadık. Nedense hiç sormadık. Fauci ve NIH’in bu noktaya kadar yaptığı gibi, olayı halının altına süpürmek daha iyiydi. Belki bize “Oh, tam aklanma” diyebilirlerdi, ama bunu bize hiç söylemediler. Bize hiçbir şey göstermediler.

Yani bunda “tuhaf” bir şey yok, çünkü bilim adamlarının yaptığı tam olarak buydu. Ve sonra bilim adamlarının araştırma programının neden bu kadar önemli olduğunu düşündüklerini açıkladıkları kaseti dinleyebilirsiniz, çünkü bunların tehlikeli virüsler olduğunu ve bu nedenle geniş spektrumlu aşılar ve ilaçlar hazırlamamız gerektiğini söylüyorlar. Bir ya da iki virüsü test etmenin yeterli olmadığını açıklıyorlar. Hepsini test etmeliyiz. Ve sonra, daha önce de söylediğim gibi, SARS benzeri bir virüse sahip olmanın, eğer genin bu parçasına sahip değilse, neredeyse kesinlikle o kadar etkili olmayacağını fark ettiler. Böylece şu fikre vardılar. “Hadi bunları koyalım.” Hayal edebiliyor musunuz? Bana göre bu akıl almaz bir şey.

Ama bununla gurur duyuyorlardı, çünkü bu aslında teknolojik düzeyde bir deha. Düşünebiliyor musunuz: genomu tanımlayan bir harf dizisini alabiliyorsunuz, virüsü sadece harflerden yeniden yaratabiliyorsunuz. Elinizde biyolojik virüs olmasına bile gerek yok, sadece dizilime ihtiyacınız var. Sonra diyebilirsiniz ki “Bu dört harfi RRAR ekleyeceğim, furin bölünme bölgesi, ya da belki sekiz, RRARSVAS, bu sekiz amino asitten oluşan bir dizidir – bunu spike proteininin S1 S2 kavşağına yapıştıracağım, çünkü araştırma programımdan biliyorum ki bu onu daha patojenik yapacak, yani daha fazla hastalığa neden olacak. Ve sonra remdesivir gibi ilaç adaylarımın ya da başka bir adayın buna karşı çalışıp çalışmadığını görebilirim. Bu onların fikri. Bizim iddiamızda tuhaf bir şey yok: Hey, ne yapıyordunuz? Çünkü bize bu projeleri yapmak istediklerini söylediler. Ve bize bu salgından önceki aylarda bu projeleri yapmak istediklerini söylediler. Ve sonra kesinlikle garip olan şey, bilim adamlarının en başından beri bilmelerine rağmen, bu RRAR furin bölünme bölgesinin orada olması çok garip – bunu daha önce SARS benzeri bir virüste hiç görmedim ve bu bir laboratuardan gelmiş olabilir – sus, sus. Bu konuda konuşmayın. Tartışmayın bile. Sadece en başından söyleyin: Bu doğal bir şey. Tabii ki doğal. Geri kalan her şey saçmalık.

Yani bir anlatı yaratıldığını gördünüz. Ve bilim insanları bilim insanı gibi davranmıyorlar. Çünkü bir bilim insanı gibi davrandığınızda alternatif hipotezlerin peşine düşersiniz. Ve bilim insanları kısa bir süre önce bunun bir laboratuardan çıktığına dair öne sürülen tek kanıtın bir enstitünün bulunduğu Wuhan kentinden geldiği yönünde bir yazı kaleme aldılar. Bu bir yalan. Bu teoriye yol açan tek tesadüf bu değil. Bu alternatif hipoteze yol açan şey, NIH’in salgından önceki yıllarda finanse ettiği ayrıntılı araştırma programıdır. Dolayısıyla bilim insanlarının kesinlikle bir anlatı yaratmaya ve gözlerimizi başka bir meseleden uzaklaştırmaya çalıştıklarını görüyorum.

Tekrar vurgulamak isterim ki, her iki hipotez için de elimizde kesin kanıtlar bulunmamaktadır. Ancak elimizde resmi makamların gözlerimizi laboratuarda yaratılış hipotezinden uzak tutmaya çalıştığına dair kesin kanıtlar var.

Robinson:

Wuhan’daki laboratuvardan bahsettiniz. Wuhan’da sadece virüsler üzerine araştırma yapan bir laboratuar yoktu. Ama laboratuar ile bu programı yürütenler arasında bağlar vardı. Gerçekte orada yapılan araştırmalar hakkında ne biliyoruz?

Sachs:

Wuhan Viroloji Enstitüsü’ndeki bilim insanlarının Amerikalı bilim insanları tarafından ileri biyomühendislik metodolojilerini kullanmak üzere eğitildiklerini biliyoruz. Özellikle Kuzey Carolina, Teksas ve benzeri yerlerde bu tür araştırmalar yapan, buna inanan, bunu savunan ve bu konuda herhangi bir düzenleme istemediklerini söyleyen bilim insanlarımız var. Wuhan Viroloji Enstitüsü ile yakın temas halindeydiler ve EcoHealth Alliance adlı bir kuruluş tarafından bir araya getirilen ortak bir araştırma grubunun parçasıydılar. EcoHealth Alliance, Amerikalı bilim insanları ile Çinli bilim insanları arasında bir tür evlilik yapıcısıydı. Bu, ABD hükümetinden, özellikle de Ulusal Sağlık Enstitüleri’nden ve özellikle Tony Fauci’nin birimi olan NIAID’den fon almanın aracıydı. Yıllarca süren hibeler, hibe teklifleri vardı. Tam olarak ne yapıldığını bilmiyoruz. Ancak tam olarak ne yapıldığını sormamız gerektiğini bilmek için yeterli nedenimiz var. Ve en başından beri NIH’in bize ne yapıldığını söylemekten kaçındığını kesin olarak biliyoruz. Bize doğruyu söylemiyorlar, en başından beri bunun bir laboratuardan çıktığından korkmak için sebepleri vardı. Ve bugüne kadar da bundan şüphelenmek için sebepleri var ama konuşmuyorlar.

Robinson:

Benim için şok edici olan şey, EcoHealth Alliance’ın başkanının, COVID’in kökenini araştıran ve laboratuvar olmadığı sonucuna varan Dünya Sağlık Örgütü ekibinde yer almasıydı.

Sachs:

Bundan daha fazlası: Onu -bu Peter Daszak’tı- Lancet için yürüttüğüm pandemi komisyonunun görev gücüne başkanlık etmesi için ben atadım. O da kökenler üzerine bir görev gücüne başkanlık etti. Başlangıçta safça, “İşte bu kadar bağlantılı bir adam, biliyordur” diye düşündüm. Sonra bana doğruyu söylemediğini fark ettim. Birkaç ayımı aldı ama gördükçe daha çok içerledim.

Ben de ona “Bak, gitmen gerekiyor.” dedim. Sonra o görev gücündeki diğer bilim insanları bana bilim karşıtı olduğum için saldırdılar. Ben de onlara sordum: “Tüm bunlarla bağlantınız nedir?” Bana söylemediler. Daha sonra Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası NIH’in halktan sakladığı bazı belgeleri yayınladığında, bana saldıran insanların da bu işin bir parçası olduğunu gördüm. Bu yüzden tüm o görev gücünü dağıttım. Yani benim kendi deneyimim, nasıl konuşmadıklarına yakından tanık olmaktı. Gözlerimizi başka bir şeye çevirmeye çalışıyorlar. Konuştuğumuz soruları sormaktan bile uzak duruyorlar. Cevaplarımız yok. Ama sormak için iyi nedenlerimiz var. Ve NIH’in şu anda işini düzgün yapmadığını bilmek için iyi nedenlerimiz var.

Robinson:

Yani Daszak ve diğerlerinin oldukça ciddi çıkar çatışmalarını size açıklamadıklarını mı söylüyorsunuz? Bu tür bir araştırmayla ilgili olduğu varsayımına göre, bu Daszak’ın kendisini krizin kökenlerine dahil ederdi?

Sachs:

Bana en başından itibaren büyük bir araştırma programı olduğunu ve virüsleri manipüle ettiklerini ve bunun nasıl yapılacağını açıklayabilirdi. Bana araştırma tekliflerini verebilirdi. Ondan araştırma tekliflerinden birini istediğimde, “Hayır, avukatım bunu sana veremeyeceğimi söylüyor” dedi. Dedim ki, “Ne? Sen bir komisyonun başındasın. Biz şeffaf bir komisyonuz. Bana avukatınızın proje teklifinizi veremeyeceğinizi söylediğini söylüyorsunuz.” Dedim ki, “O zaman bu komisyonda olamazsın. Bu yakın bir görüşme bile değil.”

Ama başka pek çok şey vardı. Yanlış yönlendirmelerle doluydu. Anlıyor mu anlamıyor mu bilmiyorum, belki de anlamıyordur. Ama söylediği şeyler kesinlikle doğru değildi.

Robinson:

İnsanlar “Halının altına süpürüyorlar, bakmak istemiyorlar” dediğinizi duyduklarında, akıllarına gelebilecek sorulardan biri “Peki, neden? İnsanlar neden gerçeğe ulaşmakla ilgilenmiyorlar?” Ancak bahsettiğiniz alternatif hipotezin ciddi yansımaları olabilir. Pek çok insanı potansiyel olarak milyonlarca ölüme dahil edebilir. Yani burada bilim camiası için tehlikede olan çok şey var. Bu da insanları neden bu olasılıktan uzaklaştırmak istediklerini açıklıyor.

Sachs:

Yaptıkları şeyi yapıyor olmalarının en az iki nedeni var. Birincisi, dediğiniz gibi, sonuçları çok büyük. Bunun bir laboratuardan çıktığını düşünün. Bazı tahminlere göre dünya çapında bu yüzden 18 milyon ölü var. Bu resmi sayı değil. Ama COVID’den kaynaklanan tahmini aşırı ölüm oranı bu. Bunun sonuçları -etik, ahlaki, jeopolitik- her şey muazzam.

Ancak gerçekten önemli olan ikinci bir husus daha var. Benim için oldukça açık olan bir husus, şu anda biyolojik savunma şemsiyesi altında ya da bilmediğimiz başka şeyler altında, düzgün bir şekilde kontrol edilmeyen çok fazla tehlikeli araştırma yürütülmekte olduğudur. Bu kesin. Ve bu dünyanın her yerinde oluyor. Ve hükümetler “bu işe burnunuzu sokmayın” diyor. Bu bizim işimiz, sizin değil. Ama aslında bizim işimiz. Bu konuda neler olup bittiğini anlamak bizim işimiz. Bu sır olarak saklanmamalı. Size güvenmiyoruz.

Şöyle söyleyeyim: Şu anda onlara güvenmiyorum. Bilmek istiyorum. Çünkü tehlikeli araştırma hakkında bildiklerimiz bile geleceğe yönelik pek çok sorumluluk sorusunu gündeme getirmeye yetiyor. Ve şu soruyu sormak için: “Hey, başka hangi virüsler üzerinde çalışıyorsunuz? Ne bilmeliyiz?” Çünkü SARS-Cov-2 konusundaki gerçek ne olursa olsun, şu anda tehlikeli patojenleri tasarlamak için çok fazla teknolojik kapasiteye sahip olduğumuz oldukça açık. Ve bunların çoğu yapılıyor. Ve bunlar gizli. Gizli ve ne olduğunu bilmiyoruz. Ve ben bu hissi hiç sevmiyorum. Bizim için ve dünya için bunu tavsiye etmiyorum.

Robinson:

Bu işin temeline inmenin neden önemli olduğu sorusuna cevap vermiş oldunuz. Çünkü duyduğunuz bahanelerden biri de “Kimin umurunda ki? Bir önemi var mı? Bir hayvandı, laboratuardı, her neyse, işte burada.” Ama siz diyorsunuz ki, “Hayır, aslında bunun nerede başladığını bilmemiz gerekiyor.” Çünkü kökenleri ne olursa olsun bu tek olmayacak. Ve insanların gelecekteki virüsler yüzünden ölmesini istemiyoruz. Bu kritik derecede önemli. Milyonlarca hayatı kurtaracaksak, cevabı bulmak zorundayız.

Sachs:

Son birkaç yıldır pek çok bilim insanıyla konuşarak öğrendiğim bir şeyi söyleyebilirim: Bu biyoteknolojiyi kullanarak tehlikeli şeyler yapabilecek teknolojik kapasite şu anda olağanüstü. Bu yüzden ne yapıldığını bilmek istiyorum. Sadece bizim değil, diğer hükümetlerin de ne yaptığını bilmek istiyorum. Bu konuda küresel bir kontrol istiyorum.

Nükleer riski az çok anlamış durumdayız – tabii ki o bile pek çok açıdan gözlerden saklı. Ancak bu açık ve mevcut bir risk. Ve sadece varsayımsal olarak değil, gerçekten de bunun ortasında olduğumuza inanmak için sebepler var. Bu yüzden hadi: her yerde kitapları açma zamanı. Bunu öğrenmenin zamanı geldi. Belki de pazar yeriydi. Belki de bir laboratuvar değildi. Ama artık gerçek cevaplara ihtiyacımız var. Şubat 2020’den bu yana devam eden yanlış yönlendirmelere değil. Bu kadar saçmalık yeter! New York Times’ın, akla yatkın laboratuvar hipotezine yakından bakmadan “Ah, bu şudur, bu budur” diyen hikayeleri yeter.

Robinson:

Söylediklerinizden Lancet’in COVID-19 komisyonunun başkanı olarak tatmin edici yanıtlar alamadığınızı ya da istediğiniz verileri göremediğinizi düşündüğünüz anlaşılıyor. Ne tür bir soruşturmaya ihtiyacımız var ve bunu kim yapmalı?

Sachs:

Lancet komisyonunun başkanı olarak elde ettiğim en ilginç bilgiler, Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) davalarından ve ABD hükümetinin içinden gelen ihbarlardan geldi. Bu korkunç değil mi? Aslında bir noktada NIH’e soruldu: SARS benzeri virüslerle ilgili araştırma programınızı bize verin. Ve ne yaptılar biliyor musunuz? Kapak sayfasını yayınladılar ve 290 sayfayı redakte ettiler. Bize bir kapak sayfası ve 290 boş sayfa verdiler! Burası NIH, Tanrı aşkına. Bir şirket değil.Sağlığımızı korumakla görevli ABD hükümeti.

Bulduğum şey, şu anda bulamadığımız pek çok veriye sahip olduğumuz. FOIA ve sızıntılara güvenmek zorunda kalmak istemiyorum, ancak bunlar son derece bilgilendirici olabilir. Açık, bağımsız bilimsel araştırma ve şeffaflık istiyorum. Bunu yapmanın bir yolu, mahkeme celbi yetkisine sahip iki partili bir kongre gözetim soruşturması olacaktır. Bize laboratuar kayıtlarınızı, defterlerinizi, virüs türlerine ilişkin veri dosyalarınızı vb. verin. Bağımsız bilim insanlarının tanımlamasına, bize tam olarak ne tür bilgiler vereceğine ihtiyaç duyduğumuz pek çok soru var. Ancak şu anda hükümetin gerçek bir değerlendirme yapmak için ihtiyaç duyduğumuz verileri gizlemek için çalıştığı bir ortamda faaliyet gösterdiğimizi biliyoruz.

Paylaşın