Cenk Ağcabay, Umut Yazıları

Deney tahtası – Cenk Ağcabay

“Ukrayna şu anda esasen bir test alanı” ve “Silah üreticilerini yeni ürünleri burada test etmeye davet ediyoruz”

Oleksii Reznikov Ukrayna Savunma Bakanı. Reznikov, geçtiğimiz salı günü ABD’nin etkili emperyalist “düşünce kuruluşu” Atlantik Konseyi’nin düzenlediği bir toplantıda konuştu. Atlantik Konseyi’nin önde gelen finansörleri ABD silah tekelleri. Kuruluşun Pentagon’la çok sıkı bağları var. Reznikov konuşmasında, “ortaklarından” daha fazla ağır silah talep etti. Bu artık Ukrayna yöneticilerinin sürekli tekrarladıkları standart bir istek ancak Reznikov’un şu sözleri dikkat çekiciydi:

“Ukrayna şu anda esasen bir test alanı. Pek çok silah şu anda sahada, kendi uyarı sistemlerine sahip olan Rus ordusuna karşı gerçek savaş koşullarında test ediliyor. Tüm bilgi ve deneyimlerimizi ortaklarımızla paylaşıyoruz. Düşmanla mücadelede modern sistemleri test etmekle ilgileniyoruz ve silah üreticilerini yeni ürünleri burada test etmeye davet ediyoruz. Bu onların ekipmanlarını test etmek için iyi bir fırsat.”

(https://www.newsweek.com/ukraine-invites-weapons-test-russia-forces-defense-minister-1726243)

Amerikan silah tekelleri için hakikaten «iyi bir fırsat» ama Pentagon meseleye çok daha geniş bir çerçeveden bakıyor; ABD Hava Kuvvetleri’nden sorumlu Bakan Frank Kendall Reznikov’la aynı forumda yaptığı konuşmada, Ukraynalı pilotların ABD’de eğitilmesi ve Ukrayna’ya Amerikan A-10 Warthog kara saldırı uçakları filosunun verilmesi olasılığını gündeme getirdi. Kendall bu seçeneği değerlendirdiklerini ve bunun Ukrayna’nın taleplerinin yerine getirilmesi bakımından yararlı olacağını belirtti.

(https://www.nytimes.com/live/2022/07/22/world/ukraine-war-russia)

İlk bakışta bu bir Amerikan alicenaplığı gibi, Reznikov talebine anında cömert bir karşılık almış gibi görünüyor ancak durum tam olarak böyle değil. Amerikalı haberciler, Atlantik Konseyi’nin düzenlediği toplantı, Ukrayna’nın silah istekleri ve ABD’nin bu konudaki yaklaşımı hakkında yaptıkları geniş haber için ABD yetkililerinin görüşlerine başvurmuşlar, görüşmeler sonunda ulaştıkları kanaati şöyle özetliyorlar:

“Henüz kimse Ukrayna’nın üstün sayı ve silahlara sahip işgalci Rus ordusuna karşı galip gelip gelemeyeceğini, hatta galip gelmenin nasıl bir şey olacağını söyleyemiyor. Ukrayna’nın silah talepleri öylesine sürekli bir nakarat haline geldi ki Batı’da bazıları bunu gerçekçi olmayan bir arka plan gürültüsü olarak algılamaya başladı. Kuzeyde Kharkiv’den güneyde Mykolaiv’e kadar yüzlerce kilometre boyunca uzanan cephe hattının kaosu ve akışkanlığı içinde belirli silahlara çok fazla umut bağlamamak konusunda da uyarıda bulunuyorlar.”

ABD yetkilileri herhalde ifade ettikleri bu düşüncelerinden olsa gerek Ukrayna’ya yine kendi ifadeleriyle, “Soğuk Savaş’ta Rus topçu ve tanklarını imha etmek için tasarlanmış A-10 Warthog filosunu” vermeye çalışıyorlar. Pentagon yetkililerine göre “Hava Kuvvetleri yıllardır A-10’lardan kurtulmak istiyor.” Yıllardır kurtulmak istedikleri Soğuk Savaş’tan kalma uçakları Ukrayna’ya vermelerinin yararlarını şöyle ifade etmişler: “Bu sayede birden fazla amaç için kullanılabilecek ve Çin ile olası bir çatışmada daha etkili olacak yeni uçaklar için bakım parası serbest kalacaktır.”

A-10 filosunun Ukrayna’ya verilmesinin Amerikan alicenaplığının parlak bir örneği olacağı kuşku götürmez. Çin’e karşı kullanılacak yeni etkili uçaklar için “bakım parasının” bir kısmı buradan karşılanacak; çok daha gelişmiş ve yeni uçaklara sahip olan Rus Ordusu bu filoyla belki biraz uğraştırılmış olacak. Hem Reznikov’un sözleriyle “Ukrayna şu an esasen bir test alanı” değil mi? Eski uçaklar Rusya’nın yeni uçakları karşısında ne kadar işe yarayabilir bunu Ukrayna’da test etmiş olacaklar. Ukraynalı yetkililerin “nakarat haine gelen” ağır silah istekleri de karşılanmış olacak. Amerikan yetkilileri bu nedenle, bu filonun Ukrayna’ya verilmesinin “her iki ülke içinde bir sorunu çözebilecek bir fikir” olduğunu düşünüyorlar. Sorun Ukrayna’nın silah isteği ve bunun karşılanması.

Ukrayna yönetici eliti Ukrayna halkının yaşamını Amerikan silah tekellerine pazarlıyor. Gelin “deney alanını” yeni silahlarınız için tepe tepe kullanın diyor. Ukrayna’ya verilen Batı silahlarının akıbeti hakkında Financial Times gazetesinde yayınlanan bir yazının ardından Zelenskiy’nin yardımcısı Andriy Yermak parlamentoya apar topar bir tasarı sundu. “Kiev’in yabancı müttefiklerinden alınan silahların takibine yardımcı olacak özel bir komisyon oluşturulması” için çerçeve çizen tasarının zamanlaması manidardı çünkü FT’nin haberinde Batılı yetkililer Ukrayna’ya giden silahların akıbeti hakkında kaygılarını belirtiyor ve tasarıda önerilen türde bir izleme mekanizmasının oluşturulması gerektiğini belirtiyorlardı. İstekleri hızla yerine getirildi.

Batılı yetkililerin bu isteklerinin ardında kimi iddialar bulunuyordu. Bu iddialara göre, Ukrayna’ya gelen bazı silahların son adresi dünyanın başka coğrafyalarıydı. Son birkaç haftada Almanya ve Fransa’nın söz verdikleri silahların Ukrayna’ya ulaştırılmasında son derece yavaş hareket ettikleri sık gündeme gelmişti. “Deney alanında” silahlarını test etmek için bile ayak sürüdükleri yönünde şikayetler vardı. Silah sevkiyatındaki yavaşlığın yanı sıra Ukrayna yönetimini kızdıran bir başka unsur Avrupa’nın Rusya’ya yönelik yaptırımlarda bir ileri iki geri adımlar atması. AB geçen hafta Rusya’ya yönelik yeni yaptırım paketini açıkladı ancak daha önceki pakette yer alan bazı ürünleri yaptırımlar dışında tutan bir karar da aldı. Kendi yaptırım paketini fiilen delmiş oldu.

AB Rusya’dan gaz alımını belirli bir süre için yaptırımlar dışında bırakmıştı. Yükselen enerji ve gıda fiyatlarının AB ülkeleri ekonomilerinde yarattığı olumsuz etkiler siyasal ve toplumsal sonuçlarını vermeye başladı. Kuzey Akım 1 doğal gaz boru hattının bakımı için gerekli olan türbin Kanada’da bakımdaydı. Zelenskiy Kanada’ya türbinin teslim edilmemesi çağrıları yapıyordu. Türbin Alman hükümetinin Kanada’ya baskı yapması sonucu teslim edildi ve Almanya’ya doğal gaz akışı yeniden başladı. Ukrayna yönetimi duydukları kızgınlığı dillendirdikleri açıklamalar yaptı. Ukrayna sürecinde Alman hükümetinin «en savaşçı» mensuplarından biri olarak dikkat çeken Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock konuyla ilgili açıklamasında bir noktaya dikkat çekti:

«Bu gaz türbinini alamazsak, o zaman daha fazla gaz alamayız, gaz alamayınca da Almanya olarak Ukrayna’ya hiçbir şekilde destek veremeyiz çünkü o zaman halk ayaklanmalarıyla meşgul olacağız.»

Ukrayna ve ABD yönetimi başından beri Rusya’dan gaz ve petrol satın almanın «Putin’in ordusunu finanse etmek» anlamına geldiğini söylüyor. Baerbock’un da çok sayıda benzer açıklaması var. Şimdi Ukrayna’ya yardım etmek için «Putin’in ordusunu finanse etmeliyiz» mealinde kendi seviyesine yakışır bir açıklama yaptı. Tabii bu açıklamanın asıl nedeni, Baaerbock’un dikkat çektiği Avrupa’da yaşanan siyasal ve toplumsal sarsıntılar. İngiltere Başbakanı Johnson’ın istifasının ardından İtalya Başbakanı Mario Draghi’de istifa etti. Draghi’nin istifası İtalya’da yükselen emekçi eylemleri ve bazı partilerin hükümetten desteğini çekmesi sonucu gerçekleşti.

Henüz Baerbock’un sözünü ettiği «halk ayaklanmaları» yok ama bunların yolunu döşeyecek derin bir hoşnutsuzluğun varlığı aşikar. Avrupa egemen sınıflarının krizlerin tüm ağırlığını emekçi sınıfların sırtına yükleme tercihinde hiçbir değişim yok ve bu durum hoşnutsuzluğu derinleştiriyor. Şimdilik İngiltere’de olduğu gibi yıpranan ve yorulan aktörleri daha nefesli ve daha iyi makyajlı olduğunu düşündükleri oyuncularla değiştirerek nefes almaya çalışıyorlar. Emekçilerin derinleşen hoşnutsuzluğu kendini sokakta ortaya koydukça yıpranma ve yorulma hızlanacaktır.

Biden’ın başarısız Ortadoğu gezisi esnasında ABD basınında yer alan bazı yazılarda, Biden’ın yaşlı oluşu ve sağlık sorunları nedeniyle yeniden aday olmamasını öneriliyordu. ABD’nin dünyanın kaotik koşullarında «daha enerjik» bir liderliği ihtiyaç duyduğu vurgulanan ortak unsurdu. Dikkat çekici olan yön, bu yazıların sağlam Biden destekçisi mecralarda yayınlanmasıydı.

Çok geçmeden Biden’ın covid’e yakalandığı ve izolasyona çekildiği açıklandı. Biden’ın son bir kaç ayda kırdığı potlar, en son İsrail’de bir kez daha boşlukla tokalaşması ve oturacağı yeri bulamaması covid anlatısına şüpheyle yaklaşmak için yeterince veri sunuyor. Anlaşıldığı kadarıyla Johnson ve Draghi’yi bir şekilde Biden takip edecek. «Daha enerjik bir liderlik» ihtiyacı doğrultusunda hamleler gelişecek. Son bir kaç ayda açıklanan kamuoyu araştırması sonuçları, Biden’ın popülaritesinin son derece düşük bir düzeye indiğini gösteriyordu. Enflasyonun rekor seviyeye yükselmesi ve enerji, gıda fiyatlarındaki artış bunun en önemli nedenleri olarak sunuluyrdu.

Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto geçtiğimiz gün yeni bir gaz alım anlaşmasını görüşmek üzere Moskova’daydı. AB üyesi Macaristan başından beri AB politikalarına muhalefet etmişti ve muhalefetini yeni bir anlaşma girişimiyle perçinliyordu. Macaristan Başbakanı Viktor Orban ise Romanya’nın Baile Tusnad kentini ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, «Batı’nın stratejisi dört lastiği de patlak arabaya benziyor. Avrupa’nın ekonomik ve politik olarak başı dertte. İngiliz, Bulgar, İtalyan ve Estonya hükümetleri bunun kurbanları oldu. İnsanlar giderek artan fiyatlarla karşı karşıya. Çin, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika, Arap dünyası bu çatışmalardan uzak, kendi işlerine bakıyorlar. Amacı barış olan ve barış için iyi bir öneri formüle edecek yeni bir stratejiye ihtiyaç var. AB’nin görevi taraf tutmak değil, Rusya ile Ukrayna’nın arasında durmaktır.» dedi.

Orban’ın bu sözleri dünyayı kendinden ibaret gören Batı egemenlerinin azgın bir propagandayla gözlerden gizlemeye çalıştığı yalın bir gerçeğin ifadesiydi. Gelinen aşamada dünya nüfusunun ezici çoğunluğunu oluşturan ülkelerin hükümetleri yaptırımlara katılmadı. Rusya’yı izole etme yolunda yürütülen faaliyetler başarısız oldu. Batı blokunda sağlandığı düşülen birlik sallantıda ve bu politikalar sürdürüldüğünde sallantının bir kırılmaya dönüşmesi olasılığı yüksek. Batının egemen sınıflarının sağladığını düşündükleri güçlü birlik aşağıdan gelen hoşnutsuzluk dalgasının basıncıyla daha sert darbeler alabilir. Amerikan emperyalizmi Ukrayna’da Rusya’ya karşı uzun bir yıpratma savaşıyla önemli bir avantaj sağlamayı hedeflemişti ancak şu an oluşan durum Batı ittifakında bir tıkanmaya işaret ediyor. Savaşın sonbahar ve kış aylarında devam etmesi çok daha patlamalı sonuçlar yaratacaktır. Yaptırımların delinmeye başlamasının, silah sevkiyatındaki yavaşlamanın nedeni esas olarak budur.

 İstanbul’da imzalanan Tahıl Sevkiyatı Anlaşması sözünü ettiğimiz durumun bir başka göstergesidir. Sürekli olarak varılan anlaşmayla «Ukrayna tahılının» sevkiyatının sağlanacağı vurgulanmaktadır ancak anlaşmanın kapsamı Rus tahılı ve gübresini de kapsamaktadır. Bunun anlamı, Rusya’ya yönelik yaptırımların kısmen geçersizleşmesidir. Anlaşma uygulandığı takdirde yaptırımlar ve Ukrayna’nın saldırı olasılığı nedeniyle limanlardaki  gemilerde bekleyen ürünlerin bir kısmının sevkiyatı başlayacaktır. İzole edilen Rusya bu anlaşmayla ürünlerinin bir kısmının sevkiyatı için Birleşmiş Milletler güvencesi almıştır. Rusya’nın tahıl ve gübre üretim kapasitesi Ukrayna’dan çok daha yüksektir.

Zelenskiy geçen hafta Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) şefini ve başsavcıyı görevden aldı. Devlet aygıtı içinde çok önemli iki noktaya yönelik bu operasyonun gerekçesi, bu birimlere bağlı 651 devlet görevlisi hakkında vatana ihanet soruşturması açılmasıydı. Zelenskiy bu kararını sözkonusu isimlerin bulundukları görevdeki yetersizlikleriyle açıkladı. Bu açıklamanın kendisi son derece yetersizdi çünkü her iki isimde Zelenskiy’nin yakın çevresindendi ve nasıl olmuştu da bu yetersiz kadroları bu makamlara getirmekle kalmamış, uzun zaman yerlerinde tutmuştu?

Bu tasfiyelerin iktidar bloku içinde bir iç tartışma ve yönelim farklılığının ifadesi olma olasılığı Zelenskiy’nin gerekçesinden çok daha yüksek görünüyor. Zelenskiy’nin bu kararı Amerika’nın New York Times gazetesinde şöyle yorumlandı: «Ukrayna, Rusya’nın istilasına karşı büyük ölçüde birleşmiş olsa da, Rusya ile olan derin kültürel ve tarihi bağları, ülkenin bazı bölgelerinde Moskova’ya destek noktalarına dönüştü.» NYT’ye göre, «Özellikle Ukrayna’nın güneyinde Kırım bölgesi yakınlarında ve doğunun Rusya sınırına yakın kesimlerinde Rusya ile olan bağların, istiladan bu yana Rus güçlerine pratik desteğe» dönüşmüş.

Amerikalılar şimdi Ukrayna Ordusunu Herson bölgesinde bir karşı saldırıya hazırlıyorlar. Bu karşı saldırı hazırlıkları hakkında konuşan Ukrayna yetkilileri bunun çok kanlı bir savaş olacağından emin. Saldırının başarılı olması durumunda, savaşta «çok önemli bir dönüşüm»ün gerçekleşeceğine inanıyorlar. Herson’a yönelik bir karşı saldırının kanlı olacağı kesin çünkü Amerikan kaynakları Rusya’nın bu bölgede çok güçlü bir savunma hattı oluşturduğunu, bu bölgeye asker ve silah sevkiyatını hızlandırdığını belirtiyorlar. Görünen manzara, Herson’a yönelik bir Ukrayna saldırısının önemli sonuçlar yaratacağına işaret ediyor. Bu saldırıda elde edilecek bir başarının savaşı uzatması, bir başarısızlığın ise Ukrayna iktidar blokunda ciddi kırılmalar ve çözülmeler yaratması çok muhtemeldir.

Paylaşın