Umut Yazıları

TDH’den bir devrimci kesit: Boran Fırtınası – Tufan Pir Keleş

“sesi çığlıktır artık, turna indirir. ya gökyüzüdür ya ölümdür boran”

Devrimlerin tarihi gibi devrimcilerin de bir tarihi vardır. Devrimler nasıl yaşandıkları dönemin tarihsel dokusunu taşırsa, devrimciler de aynı tarihin bir parçası olarak o dönemin karakterini taşırlar. Devrimci mücadelenin dönemleri hem mevcut siyasal koşullarda burjuvazinin pozisyonuna hem de bu siyasal koşullar içinde var olan devrimci partinin direncine, konumlanmasına, devrim programına göre karakterize olur. Burada devrimciye rolünü bu siyasal çarpışmadan doğan mücadelenin kendisi yükler.

İnişli-çıkışlı bir ritme sahip olan Türkiye devrim mücadelesi bize her dönemin ruhuna uygun bir proleterya devrimciliğinin nasıl doğduğuna tanıklık etmemize bu anlamıyla imkan tanıyor. TDH (Türkiye Devrim Hareketi) tarihi bir devrime henüz ev sahipliği yapamadı fakat her biri devrim için devrimleşen mücadelelere yatak oluyor. Silahlı çatışmalarda, işkencehanelerde, mahalle direnişlerinde ve meydanlarda barikatlarda dövüşerek örülen bu tarih bir kez daha ritmini, yönünü, öncüsünü bulacağı bir devrim ölümsüzünü bağrına basıyor.

Türkiye işçi sınıfı ve ezilen halklarının mücadele tarihinde kesintisiz 20 yıl boyunca sahne alarak ölümsüzleşen bu devrimci, Çağlar Demiröz parti adıyla Boran Özgür yoldaştır. İzmir’den İstanbul’a ve oradan da Rojava devrimine uzanan uzun bir yolun yolcusu olan Çağlar yoldaş da heybesinde liselilerin demokratik lise mücadelesinden tutalım da işçi direnişlerine, anti-faşist militan sokak kavgalarına, Gezi ayaklanmasına ve Kürt halkının özgürlük mücadelesine dek biriken bir mücadenin adı olarak doğuyor.

Çağlar yoldaş TDH’nin yakın tarihine ait çekilmiş bir fotoğraftır. Bu fotoğraf karesinde İzmir’in yoksul-gecekondu mahalleleri, Tekel’den Soma’ya işçi mücadeleleri, Taksim meydanından yükselen ayaklanma barikatları, Rojava devrim mücadelesinde Şeddad’ta, Minbiç’de, Afrin’de kurulan mevziler-siperler ve daha fazlası yer alıyor.

Çağlar yoldaş nostalji haline gelen bir devrimci geleneği geleceğe doğru statükolarından, uzlaşmacı yasal bağlarından kopararak taşımanın öncülerinden biri olarak daldığı fırtınanın içinde boran olarak bu fırtınaya yön veriyor. TDH’nin inişli-çıkışlı tarihi içinde kopan bu fırtınada boranlaşan Çağlar Demiröz aynı zamanda bir çok siyasi ve örgüt krizinin içinde de doğru notaları bularak bir besteye, bir orkestraya ve sonuç olarak bir müziğe sahip olmayı başarıyor. Bu ezginin adı olan DKP/BÖG ve Boran Özgür’ün yoldaşları bu anlamıyla parti tarihinden bir parçayı çalıyor bugün tüm enstrümanlarıyla…adı Çağlar Demiröz.

Komutan Ulaş Bayraktaroğlu “Devrim’in zaferine inanlar mutlaka kazanacaktır” adlı yazısında “Faşist düşmana karşı herkes başkalarından fedakarlık beklerse, birbirinin arkasına saklanırsa yenilgi kaçınılmaz olur. Diğer taraftan herkes fedakarca faşizmi ezmek için öne atılırsa devrimin zaferi kesinleşmiş olacaktır” der. Özgürlük Güçlerinin Kasım atılımı ile başlattığı bu feda hamlesinin fedailerinden olan Çağlar yoldaş bu anlamıyla komutan Ulaş Bayraktaroğlu’nun Özgürlük Güçleri anlayışına uygun bir devrim stratejisi doğrultusunda yenilmez bir savaş örgütünün inşasının ilklerinden olarak görev ve sorumluluklar üstleniyor.

Bu sorumluluk alış komutan Ulaş Bayraktaroğlu tarafından “Bu pratik, açık bir öne atılma vaziyetidir. Her öne atılan güç bazı değişimler geçirir. Devrimci mücadelede öne atılmayı başarılı bir şekilde tamamlayan safralarından kurtulur ve kendisini daha çok yükseltebilecek enerji ve tecrübeyi kazanır. İleri atılma, öncülük hareketinin sürdürülmesi stratejinin temel unsurlarından biri olan Kesintisiz Devrimci Taarruzun gerçekleştirilmesinden başka birşey değildir.” cümleleriyle tanımlanıyor.

Devrimci mücadelede sürekliliğin ve zafer kazanmanın bir ifadesi olan bu tanım ve Çağlar Yoldaş’ın yaşamı hem yeni dönem devrimci atılımları için hem de TDH içinde savrulmuş bir çok “eski” devrimci için bir sıçrama yaşama, mücadele başarısının içinde yer alma gerekliliğinin somut çağrısını örgütlüyor. Faşizme karşı mücadele etmenin adresi açık olarak bir kez daha Çağlar yoldaşın yaşamı ile verilmiş oluyor. Kurtuluş yolunu bulmak için Çağlar’a bakmak gerekiyor.

Çağlar yoldaşın yürüdüğü patikada izleri ölümsüzleşti. Onun izini sürmek artık bir o kadar kolay onun gibi yürümek ise bir o kadar zordur.

Çağlar yoldaş’ın adımladığı mücadele patikalarında bıraktığı izleri takip edenler bugün onun yer aldığı mevzileri güçlendirmiş, sayılarını artırmış her türden karşı devrimci faşist kuşatmaları, iktidarları yıkmaya hazır bir sağlamlık ve bilinçte üzerlerine düşen sorumlulukların ve görevlerinin başında bulunuyor.

Fırtınaların içinde boranlaşan Çağlar yoldaş, kavgamızın öncüsü; yolunda, izinde ve kavganın arkasındayız. Göğü fethedenlere selam olsun…

Paylaşın